Saturday, August 4, 2007

"Yakın bir bayan arkadaşım kadın tarihinde bir inanılmazı gerçekleştirdi. Ne mi düşünüyorum! Kesinlikle takdir ediyorum, inanılmaz buluyorum, çevremde hiç böyle bir şeyi ne duymuş ne de rastlamıştım. Ona da söyledim bu düşüncelerimi. Sevindi tabi cesaretlendi…
Ne mi yaptı arkadaş, iki yıldır çok beğendiği, tanıştığı ve arkadaşı olduğu ama duygusal anlamda kendisinin farkında olmadığına inandığı bir erkek arkadaşı bir yere çaya davet etti ve kendisi için hazırladığı özel bir hediyeyi takdim etti. Sebepsiz sadece içindeki hisleri güzel bir şekilde kontrol edebilmek içindi. Amacı sadece kendini fark ettirmekti. Daha fazlası ona yakışmazdı ve o da bunu biliyordu. her ikisi de iyi arkadaş, güzel insanlar. Umarım iyi olur, gerçekten arkadaşım adına çok mutluyum, o da öyle…
Üzerine düşen görevi yerine getirdiği inancında ve içini bir huzur kaplamış vaziyette. “Kendi kendimi yemektense adımımı atayım istedim” diyor erkeklerin hanımlara teklif götürürken ne karın ağrıları çektiklerini hep birlikte bu kız arkadaşta test etmiş olduk, epey senaryo yazdık dalga geçtik ama gerçekten zor işmiş vesselam,
bu yazıyı okuyan pek çok kişi bunu sindiremeyecektir, biliyorum bir kaç yıl önceki ben olsaydım belki ben de yadırgardım, şimdi neden tuhafıma gitmiyor bilemiyorum, bu iyi bir şey değil de ben mi esnekleştim hayır, çünkü ben hz. Hatice'yi de biliyorum, sevginin evrensel ve kutsal, saf bir duygu olduğuna inanıyorum, kirletilmesine ise kesinlikle karşıyım...
Arkadaşım umarım hayırlı ve mutlu bir son olur, olmasa dahi üzülme, sen çok iyi ve güzel bir arkadaşsın ve emin ol senin mutlu olmana senden sonra sevinecek ikinci insan ben olacağım!"